18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü Şiirleri

18 Mart Çanakkale Şehitlerini Anma Günü Şiirleri - 5.0 out of 5 based on 1 vote
5 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 Rating 5.00 (1 Vote)
BİR YOLCUYA
Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın 
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. 
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın 
Bir vatan kalbinin attığı yerdir. 
  
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda 
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda 
İstiklal uğrunda, namus yolunda 
Can veren Mehmet'in yattığı yerdir. 
 
Bu tümsek, koparken büyük zelzele, 
Son vatan parçası geçerken ele, 
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele 
Mübarek kanının akıttığı yerdir. 
  
Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti 
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin 
Bir harbin sonunda bütün milletin 
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil ONAN

 

Şehidi uğurlarken - Salih ÇELİK
 
Yine bugün… 
Alabildiğine sevdalı esiyor rüzgar, 
Esebildiğince deli. 
Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyor; 
Dolu,dolu... 
Buram,buram kokuyor toprak. 
Hüzünler yaprak yaprak açıyor. 
Bugün; 
Bütün çiçekler mahzun, 
Yapraklar yeşilliğince ürkek şimdi. 
 
Artık bulutlar özlem yüklü, 
Yürek yeni hasretlere gebe. 
Eritmedi Mehmed’im, 
Eritemedi hasreti,üşüyen yüreğinde. 
Belki bu son çıkışıydı evden, 
Anacığını son öpüşüydü; 
Son sarılışıydı babasına belkide. 
 
Bir damla düştü toprağa 
Bir kan aktı inceden ince 
Bir kan aktı sıcakmı sıcak. 
Bir el sarıldı bayrağa 
Şehit, şehit koktu topraklar, 
Çiçekler şehit, şehit açtı 
Şehit,şehit yeşillendi yapraklar. 
 
O...Ölümün en kutsalını seçmişti 
En delikanlısını sevdanın. 
En güzeli için dövüşmüştü bayrağın 
En şereflisi için davanın. 
 
Dedim ya... 
Düğünü var Mehmed’imin birazdan 
Görür gibiyim saf,saf olduklarını Meleklerin 
Görür gibiyim... 
Ümraniye
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çanakkale Şehitleri Şiiri - Mehmet Akif ERSOY
 
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin 
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin. 
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer, 
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer. 
 
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak. 
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak 
Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, 
Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor. 
 
Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker 
Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 
Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
 
Çanakkale Şehitlerine
 
Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle 'bu: bir Avrupalı'
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Avusturalya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
 
Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlahi o metin istihkâm.
 
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedi serhaddi;
'O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme' dedi.
Asım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'Bu, taşındır' diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.
 
 
Mehmet Akif Ersoy
 
 

Tags: 18 mart, çanakkale, şiir, şiirler, şiirleri, anma, şehit, etkinlik, gün, günü

Betting site http://cbetting.co.uk more info for Paddy Power Offers